Mevzuat › Mevzuat Listesi › 3005 Sayılı Kanun

3005 Sayılı Kanun — Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu

⚡ Bu Mevzuatı Etkileşimli Görünümde Aç (Arama, Madde Karşılaştırma, Atıflar) →

5320 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle yürürlükten

kaldırılan 3005 sayılı Kanunun tam metni

MEŞHUD SUÇLARIN MUHAKEME USULÜ KANUNU

Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/6/1936 Sayı : 3329

* * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı", Cilt: Sayfa: * * *

Madde 1

(Değişik: 27/6/1938 - 3498/1 md.)

Faili suçu işlediği sırada veya pek az sonra yakalanan:

A) Ağır ceza mahkemesinin vazife gördüğü yerlerdeki belediye sınırları içinde işlenen ağır cezalı meşhud cürümler;

B) (Değişik: 1/12/1980 - 2349/1 md.) Asliye teşkilatı olan yerlerdeki belediye sınırları içinde ve panayırlarda işlenen ağır ceza mahkemelerinin vazifeleri dışındaki meşhud cürümlerle Türk Ceza Kanununun 529, 534, 536, 537, 539, 545, 547, 548, 551, 565, 567, 568, 571, 572, 573, 574, 575 ve 576 ncı maddeleri ile 540 ncı maddenin ikinci fıkrasında yazılı meşhud olarak işlenen kabahatlar hakkında takip ve duruşma bu Kanun hükümlerine tabidir.

Madde 2

Şikayet üzerine veya şahsi dava yolile takib olunan suçlarda, suçtan zarar görenlerin zabıta memurlarına ağızdan şikayetleri, şikayet ve şahsi dava açmak hakkındaki umumi usullere göre yapılacak muamele hükmünde sayılır.

Madde 3

Siyasi suçlarla hususi muhakeme usullerine ve takibi izin veya karar istihsaline bağlı olan suçlar hakkında bu kanun tatbik edilmez.

Madde 4

(Değişik: 20/12/1939 - 3749/1 md.)

Ağır cezalı cürümler dışında meşhut bir suç işlendiği zaman zabıta, yakalanan şahsı tanzim edeceği zabıt varakası ve elde edeceği maddi sübut delilleriyle birlikte vakit geçirmeksizin aynı günde Cumhuriyet Müddeiumumiliğine teslim eder.

Zabıt varakası yakalanan şahsın kim olduğunu, sübut delili olacak maddelerin ve izlerin neden ibaret bulunduğunu ve şahitlerin hüviyetlerini ihtiva eder.

Şikayet veya şahsi dava yoliyle takip edilen suçlarda şikayet edildiğinin zabıt varakasına yazılması ve şikayet edenin bu varakayı imzalaması lazımdır.

Cumhuriyet Müddeiumumisi yakalanan şahsı sorguya çektikten sonra amme davasını açmağa lüzum görür ve umumi hükümlere göre takibat yapılmasını za-

1522 ruri kılacak sebepler mevcut bulunmazsa duruşma yapılmak üzere maznunu iddianame ile o gün vazifeli mahkemeye gönderir.

Bundan evvelki fıkralarda, delillerin tesbitine mütaallik olmak üzere zabıtaya verilmiş olan vazife, ağır ceza mahkemesinin vazifesine giren meşhut cürümlerde münhasıran Cumhuriyet Müddeiumumisine aittir.

Cumhuriyet Müddeiumumisi ağır ceza mahkemesinin vazifesine giren meşhut cürümlerde şahitlerin ifadelerini zabtettikten ve yakalanan şahsı da sorguya çektikten ve lüzum göreceği diğer tahkikatı da yaptıktan sonra amme davası açmağa lüzum görür ve umumi hükümlere tevfikan takibat yapılmasını zaruri kılacak sebepler mevcut bulunmazsa duruşma yapılmak üzere maznunu iddianame ile vazifeli mahkemeye gönderir. Cumhuriyet Müddeiumumisinin tahkikatı fasılasız yapması ve işi azami üç gün içinde mankemeye tevdi etmesi lazımdır.

Madde 5

Cumhuriyet Müddeiumumisi, suçun bu kanunun şümulüne girip girmediğini veya amme davasını açmak icab edip etmediğini tayin için işin incelenmesine lüzum görürse bu bakımlardan tahkikat yapılmak üzere maznunun mahkemeye sevkini yakalandığının ertesi gününe bırakabilir.

(Mülga: 15/1/1951 - 5699/1 md.)

Madde 6

Madde 7

Zabıta, zabıt varakasında tesbit ettiği şahidlerle Cumhuriyet Müddeiumumisi ve sorgu sırasında maznun tarafından gösterilen şahid ve ehli hibre ile mahkemece lüzum görülecek diğer şahidleri ve ehli hibreyi ve suçtan zarar gören şahsı Cumhuriyet Müddeiumumisinin yazılı veya şifahi emrile mahkemede hazır bulundurmaya mecburdur.

Bu emir çağrılanlar hakkında zabıtaya ihzar müzekkeresinde olduğu gibi zor kullanmak salahiyetini de verir.

Madde 8

Maznun yakalandığı günde mahkemeye sevk edileceği sırada çalışma zamanı bitmiş veya herhangi bir tatil gününe tesadüf etmiş ise Cumhuriyet Müddeiumumisi mahkemeyi hemen çalışmaya davet edebileceği gibi maznunun mahkemeye sevkini ertesi güne de bırakabilir.

Şu kadar ki Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından dördüncü maddede yazılı sebepten dolayı maznunun mahkemeye sevki ertesi güne bırakılmış ise yukarıki fıkrada yazılı sebeplede olsa maznunun mahkemeye sevki ikinci bir teahhura uğratılamaz.

Madde 9

(Değişik: 27/6/1938 - 3498/1 md.)

Vazifeli mahkeme, Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından sevkedilir edilmez başka işlere tercih ederek maznunun duruşmasına başlar.

Mahkemece duruşmanın bir celsede bitirilmesi lazımdır. Şu kadar ki kanuni zaruretler dolayısiyle işin bir celsede karara bağlanması mümkün olmazsa, duruşma, bu imkansızlığı doğuran noksanların en çabuk vasıtalarla ikmali için lazım gelen müddet göz önünde tutularak ona göre başka bir güne tehir edilebilir.

Ağır ceza mahkemesinin vazifesine giren meşhud cürümlerde mahkeme, umumi hükümlere göre takibat yapılması lüzumuna kanaat getirirse bu dairede takib edilmek üzere evrakın Cumhuriyet Müddeiumumiliğine tevdiine resen dahi karar verebilir. Bu karar kat'idir.

Madde 10

Maznun ve Cumhuriyet Müddeiumumisi suçun bu kanunun şümulüne girmediğini mah ke med e i d d i a ed eb i l i r. M ah k e me g ere k re sen v e g er ek b u

1523 iddialar üzerine suçun bu kanunun şümulüne girmediğine karar verirse duruşmaya umumi hükümler dairesinde devam eder.

Ancak bu suretle duruşmanın devamına kanuni sebepler dolayısile imkan olmıyan hallerde evrakın Cumhuriyet Müddeiumumiliğine geri verilmesine karar verir.

İddialarının reddine dair olan mahkeme kararını taraflar ancak esas hakkındaki kararla birlikte temyiz edebilirler.

Madde 11

Duruşma bir celsede neticelenemeyip de başka güne bırakılacaksa Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından hakkında tevkif müzekkeresi verilmiş olan maznunun kefaletle veya kefaletsiz tahliyesine mahkemece karar verilebilir.

(İptal : Ana. Mah.'nin 16/6/1992 tarih ve E. 1992/8, K. 1992/39 Sayılı Kararıyla.)

Madde 12

Madde 13

(Mülga: 15/1/1951 - 5699/1 md.)

(Mülga: 7/6/1962 - 52/1 md.)

Madde 14

Madde 15

Ceza işlerini gören asliye mahkemesi her hangi bir sebeple çalışamadığı hallerde meşhud suç hakkındaki duruşmayı oranın asliye hukuk işlerine bakan mahkeme görür.

Sulh mahkemelerinin göreceği meşhud suçların muhakemesi sulh hakimi bulunmadığı zaman asliye mahkemesinde görülebileceği gibi asliye mahkemesinin çalışmadığı zamanlarda bu mahkemeye aid işler sulh hakimi tarafından da görülebilir.

Madde 16

Bu kanun hükümleri 1 birinci teşrin 1936 tarihinde yürümeğe başlar.

Madde 17

Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

1525 3005 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın Yürürlükten Kaldırılan Kanun veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi 8/6/1936 - 3005 Sayılı Kanunun 6 ve 13 üncü maddeleri 15/1/1951 5699 1 8/6/1936 - 3005 Sayılı Kanunun 14 üncü maddesi 7/6/1962 52 1 1526 3005 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE Kanun Yürürlüğe No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi 3498 – 13/7/1938 3749 – 26/12/1939 5699 – 19/1/1951 52 – 14/6/1962 2349 – 4/12/1980

Sınav ve Uygulama Soruları (Mevzuat Akademi)

Bu mevzuatla ilgili hazırlanan örnek sınav ve pekiştirme soruları:

Soru: 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu'na göre, şikayet üzerine veya şahsi dava yoluyla takib olunan suçlarda, suçtan zarar görenlerin zabıta memurlarına ağızdan şikayetleri, şikayet ve şahsi dava açmak hakkındaki ______ usullere göre yapılacak muamele hükmünde sayılır.
Doğru Yanıt: umumi
Gerekçe / Dayanak: Kanun metninde şikayetin hangi usullere göre yapılacağı açıkça 'umumi usuller' olarak belirtilmiştir. 'Özel', 'idari' veya 'cezai' ifadeleri kanun metninde bu bağlamda yer almamaktadır.
Soru: 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu'na göre, kanuni zaruretler nedeniyle meşhud suç duruşmasının bir celsede karara bağlanmasının mümkün olmaması hâlinde, duruşma noksanların en çabuk vasıtalarla ikmali için gereken süre dikkate alınarak başka bir güne ertelenebilir.
Doğru Yanıt: Doğru
Gerekçe / Dayanak: Kanun metni, imkansızlığın giderilmesi (ikmal) için gereken sürenin göz önünde tutularak duruşmanın tehir edilebileceğini açıkça belirtmektedir. İfade kanun hükmüyle tam uyumludur.
Soru: 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu'na göre, duruşma bir celsede neticelenemeyip başka güne bırakıldığında, hakkında tevkif müzekkeresi verilmiş olan maznunun tahliyesine ilişkin hangi durum söz konusudur?
Doğru Yanıt: Mahkeme, maznunun kefaletle veya kefaletsiz tahliyesine karar verebilir.
Gerekçe / Dayanak: Doğru cevap, duruşmanın ertelenmesi durumunda mahkemenin maznunun tahliyesine karar verebileceğini belirtmektedir. Diğer seçenekler, mevzuatın içeriğiyle çelişmektedir.

Bu Mevzuatın Tüm Soru ve Testlerini Çöz (Akademi) →